TÜRK YARGISININ SOSYAL MEDYA İLE İMTİHANI

TÜRK YARGISININ SOSYAL MEDYA İLE İMTİHANI

Ünlü sanatçı Halil Sezai'nin adının karıştığı darp olayı, sosyal medyanın adalet sistemi üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. İfadesini verdikten sonra sebest bırakılan Sezai'nin, olayın sosyal medyada gündeme gelmesinin ardından yeniden gözaltına alınması sosyal medyanın yargı üzerindeki etkisinin tartışılmasına neden oldu.

Olayı bilmeyenler için hatırlatmakta fayda var.

Tuzla’da dört villalık bir sitede oturan Halil Sezai, 65 yaşındaki komşusunu darp etti. Olayla ilgili olarak ilk etapta gözaltına alınan ünlü sanatçı ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Yapılan incelemelerin ardından olayın görüntüleri oraya çıktı. Görüntülerde Halil Sezai'nin yaşlı adama, darp ettiği görülüyor. Görüntülerin sosyal medyada yayınlanmasının ardından sanatçıya büyük tepki oluştu. Ve Sezai'nin tutuklanmasına yönelik bir çok mesaj atıldı. Bu gelişme üzerine, ünlü sanatçı yeniden gözaltına alındı. Olayın adli boyutu bir yana, sosyal medyanın yargı üzerindeki etkisi Halil Sezai olayı ile birlikte yeniden gündeme geldi.

Mezhebi, meşrebi ve dini ne olursa olsun insanların güvenmek zorunda olduğu ve hakkını arayacağı nihai merci yargıdır. Nitekim "adil hakimler var" ayağınızı denk tutun tabiri oldukça önemlidir.

Son zamanlarda öyle bir noktaya gelindi ki savcı ve hakimlerin kararları adeta sosyal medyanın insafına kalmıştır. Ne zaman ki bir olay sosyal medyaya düştü, işte o zaman savcı ve hakimlerce zorba veya mağdura uygulanan hükümler değişmeye başladı. Her halde bu durumun adaleti zedelediğini izah etmeye gerek yoktur.

Halbuki adalet yönlendirmelerle değişmemelidir. Adalet adı üstünde hak edene hak ettiğinin dağıtıldığı müessesenin adıdır. Gelinen noktada bunun böyle olduğunu iddia edecek bir babayiğit var mıdır?

Genellikle akla ziyan bir şekilde bir olay sosyal medyaya düştüyse savcı ve hakimler olaya odaklanıyor ve kamuoyunun hassasiyetine göre hareket yolunu seçiyorlar. Bu durum o kadar tehlikelidir ki, işin nereye varacağını kimse kestiremez ve yargıya güven ciddi bir şekilde zedeler.

Demek ki yargıda ciddi bir sorunla karşı karşıyayız ve bu durum uzun vadede onarılmaz yaralar açacaktır. Eğer sosyal medya, savcı ve hakimlerin kararlarını bu kadar etkiliyorsa vay halimize.

Sonuç olarak, sosyal medyanın savcı ve hakimlerin kararlarını bu kadar etkilediğini görenler bu silahı elbette sürekli kullanacaklardır. Halbuki doğruların sosyal medya ile belirlenemez hale gelmesi olmazsa olmaz bir kural haline gelmedikçe iflah olmamız mümkün değildir. Sosyal medyanın savcı ve hakim kararlarını etkilemediği günler dileklerimle.

SGK Rehberi