SÜRESİNDE DAVA AÇMAYAN İHRAÇ PERSONELE YARGIDAN OLUMSUZ KARAR

SÜRESİNDE DAVA AÇMAYAN İHRAÇ PERSONELE YARGIDAN OLUMSUZ KARAR
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, FETÖ soruşturması nedeniyle 60 günlük dava açma süresi içinde dava açmayan, ceza soruşturmasının beraatle sonuçlanması sonrasında göreve başlatılan belediye sözleşmeli personeline mali haklarının ödenemeyeceğine karar verdi.

Dava; İtfaiye Müdürlüğü emrinde 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli teknisyen pozisyonunda görev yapmakta iken, hakkında yürütülen Fetö Terör Örgütü üyeliğine ilişkin ceza kovuşturması nedeniyle 03/10/2017 tarihi itibariyle iş akdi feshedilen ve ceza yargılamasının beraat kararıyla sonuçlandığını belirterek yaptığı 27/09/2018 tarihli başvuruyu değerlendiren idare tarafından yeniden işe başlatılan davacının, bu süreçte yoksun kaldığı maaş, özlük, sigorta primlerinin tarafına iadesi talebini içeren 30/10/2018 tarihli başvurunun reddine ilişkin açılmıştır.

İlk derece mahkemesince, dava konusu işlemin iptali ve tazmin talebinin kabulüyle yoksun kaldığı mali hakların davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesi yolunda karar vermiştir.

İstinaf mahkemesi bu kararı bozmuştur. Gerekçe ise şu şekildedir:

Somut olayda; 03/10/2017 itibariyle iş akdinin feshine ilişkin davalı idare işlemini 17/11/2017 tarihinde tebellüğ eden davacının, izleyen 60 günlük dava açma süresi içinde ne doğrudan ne de önce idareye başvurup verilecek cevabın tebliği üzerine kalan süre içinde dava açma yoluna gitmediği, dolayısıyla fesih işleminin dava açılmaksızın kesinleştiği, hakkındaki ceza yargılamasının beraat kararıyla sonuçlandığını belirterek yaptığı 27/09/2018 tarihli başvurunun değerlendirilmesi neticesinde tesis edilen 16/10/2018 tarihli başkanlık oluruyla yeniden davalı idare bünyesinde sözleşmeli personel olarak istihdam edildiği görülmektedir.

Dolayısıyla ilgilinin durumu 657 sayılı Kanunun görevden uzaklaştırma ile ilgili hükümlerine değil; hakkındaki beraat kararı dikkate alınarak davalı idare bünyesinde yeniden sözleşme imzalanmak suretiyle istihdam edilmesinin ise idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis ettiği bir nevi "Açıktan atama" niteliğinde bir işlem olduğu, dikkate alınarak süresinde dava açmadığından mali haklarının geriye doğru ödenmesi mümkün değildir.

T.C. İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

2. İDARİ DAVA DAİRESİ

2020/499 E.

2020/800 K.

9.7.2020 T.

İSTEMİN ÖZETİ : ... ... .. İtfaiye Müdürlüğü emrinde 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli teknisyen pozisyonunda görev yapmakta iken, hakkında yürütülen Fetö Terör Örgütü üyeliğine ilişkin ceza kovuşturması nedeniyle 03/10/2017 tarihi itibariyle iş akdi feshedilen ve ceza yargılamasının beraat kararıyla sonuçlandığını belirterek yaptığı 27/09/2018 tarihli başvuruyu değerlendiren idare tarafından yeniden işe başlatılan davacının, bu süreçte yoksun kaldığı maaş, özlük, sigorta primlerinin tarafına iadesi talebini içeren 30/10/2018 tarihli başvurunun reddine ilişkin 07/11/2018 tarih ve 50626539-846.03 Sayılı .... Büyükşehir Belediye Başkanlığı işleminin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına iadesi ve geçmişe dönük prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi istemiyle açtığı davada; dava konusu işlemin iptali ve tazmin talebinin kabulüyle yoksun kaldığı mali hakların davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesi yolundaki İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin 31/10/2019 tarih ve E:2018/2358, K:2019/2250 Sayılı kararının, davalı idare tarafından; tutuklu kaldığı süre boyunca kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılan davacının hizmet sözleşmesinin mevzuat gereği feshedildiği ve 17/11/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, dolayısıyla kendilerine izafe edilebilecek hiç bir kusur bulunmadığı ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava; ... ... ... İtfaiye Müdürlüğü emrinde 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli teknisyen pozisyonunda görev yapmakta iken, hakkında yürütülen Fetö Terör Örgütü üyeliğine ilişkin ceza kovuşturması nedeniyle 03/10/2017 tarihi itibariyle iş akdi feshedilen ve ceza yargılamasının beraat kararıyla sonuçlandığını belirterek yaptığı 27/09/2018 tarihli başvuruyu değerlendiren idare tarafından yeniden işe başlatılan davacının, bu süreçte yoksun kaldığı maaş, özlük, sigorta primlerinin tarafına iade talebini içeren 30/10/2018 tarihli başvurunun reddine ilişkin 07/11/2018 tarih ve 50626539-846.03 Sayılı ....Büyükşehir Belediye Başkanlığı işleminin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına iadesi ve geçmişe dönük prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi istemiyle açılmıştır.

İlk derece Mahkemesince "... Bu durumda; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri kapsamında ve 657 Sayılı Kanun'un 141. maddesi referans norm olarak dikkate alınmak suretiyle davacıya, sözleşmesinin feshedildiği süreye ilişkin sözleşme ücretlerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, özlük haklarının iadesi gerektiği, geçmişe dönük prim hizmet belgelerinin tahakkuk edilerek SGK'ya bildirilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işbu davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Nihai olarak davacının taleplerinin reddine yönelik işlemin hukuka aykırı olduğu sabit olduğundan, davacının sözleşmesinin feshedildiği tarih ile yeniden istihdam edildiği tarihe kadar geçen süre zarfına ilişkin parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, özlük haklarının davacıya iadesi ve geriye dönük prim hizmet belgelerinin tahakkuk ettirilerek SGK'ya bildirilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacıya ödenmeyen parasal hakların davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmiştir.

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında; "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur." 2. fıkrasında; "Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır." ve 3. fıkrasında; "İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." düzenlemelerine yer verilmiş, anılan Kanun'un "İptal ve Tam Yargı Davaları" başlıklı 12. maddesinde ise; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmü kurala bağlanmıştır.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre; bir idari işlem nedeniyle zarara uğrayan kişilerin, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde ya doğrudan ya da önce idari başvuru yoluna gidip verilecek cevaba istinaden kalan süre içinde tam yargı davası açarak zararlarının tazmini isteyebilecekleri; eğer önce idareye müracaatta bulunmayı tercih etmişler ise, bu yola dava açma süresi içinde başvurmaları gerektiği, bu süre geçtikten sonra yapılan başvuruların, geçmiş olan dava süresini ihya etmeyeceği açıktır.

Somut olayda; 03/10/2017 itibariyle iş akdinin feshine ilişkin davalı idare işlemini 17/11/2017 tarihinde tebellüğ eden davacının, izleyen 60 günlük dava açma süresi içinde ne doğrudan ne de önce idareye başvurup verilecek cevabın tebliği üzerine kalan süre içinde dava açma yoluna gitmediği, dolayısıyla fesih işleminin dava açılmaksızın kesinleştiği, hakkındaki ceza yargılamasının beraat kararıyla sonuçlandığını belirterek yaptığı 27/09/2018 tarihli başvurunun değerlendirilmesi neticesinde tesis edilen 16/10/2018 tarihli başkanlık oluruyla yeniden davalı idare bünyesinde sözleşmeli personel olarak istihdam edildiği görülmektedir.

İlk derece Mahkemesince her ne kadar 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Görevden Uzaklaştırmaya" ilişkin hükümler içeren 141. maddesi hükmü referans alınmak suretiyle davacının durumu değerlendirilmiş ise de, davacının sözleşmesinin feshedilmiş olduğu dikkate alındığında hukuki durumunun "Devlet memurluğundan (Kamu görevinden) çıkarma" kapsamında değerlendirilebileceği, hakkındaki beraat kararı dikkate alınarak davalı idare bünyesinde yeniden sözleşme imzalanmak suretiyle istihdam edilmesinin ise idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis ettiği bir nevi "Açıktan atama" niteliğinde bir işlem olduğu, fesih işleminin hukuki etkilerinin geçmişe etkili bir şekilde ortadan kaldırılmasını sağlayacak bir geri alma yahut iptal kararı anlamına gelmediği, bu bakımdan dava açılmaksızın kesinleşen fesih işleminin hukuken geçerliliğini koruduğu, dolayısıyla fesih işleminin tebliğ edildiği 17/11/2017 tarihinden yaklaşık 10 ay sonra yapılan 27/09/2018 tarihli başvurunun, fesih nedeniyle uğranılan zararların tazminine ilişkin dava açabilmek için geçmiş olan süreyi ihya etmeyeceği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda; uyuşmazlığın esasına girilmeden davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, işin esasına girilmek suretiyle dava konusu işlemin iptali ile davacının tazmin talebinin kabulü yolundaki istinaf konusu kararda isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin 31/10/2019 tarih ve E:2018/2358, K:2019/2250 Sayılı kararın kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine, aşağıda dökümü yapılan 171,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idarece yapılan 205,60 TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliğine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 09.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.