SÜRELİ OLMAYAN VEKALETNAMEYE İSTİNADEN DÜZENLENEN, 'DOSYADA MÜBREZ VEKALETNAMEDEKİ TÜM YETKİLER' İBARESİNİ İÇEREN VE SÜRE SINIRI BULUNMAYAN YETKİ BELGESİNDE ADI YAZILI AVUKATA YAPILAN TEBLİGAT GEÇERLİDİR

SÜRELİ OLMAYAN VEKALETNAMEYE İSTİNADEN DÜZENLENEN, 'DOSYADA MÜBREZ VEKALETNAMEDEKİ TÜM YETKİLER' İBARESİNİ İÇEREN VE SÜRE SINIRI BULUNMAYAN YETKİ BELGESİNDE ADI YAZILI AVUKATA YAPILAN TEBLİGAT GEÇERLİDİR

T.C.

Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

2023/4246 E.

2024/1009 K.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/312 E., 2023/393 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/96 E., 2022/927 K.

Taraflar arasındaki malın ayıplı olmasından kaynaklanan misli ile değişim davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı .... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacının 24.02.2016 tarihinde davalı satıcı firma ....'den 2016 model Range Rover Evoque 2.0 TD4 marka otomobili 98.000,00 Euro ve 13.374,00 TL bedelle satın aldığını, aracı satın aldığı günden beri çeşitli arızalardan kaynaklı en az 7 defa servise gittiğini, serviste kalma süresinin her defasında yaklaşık 1 ayı bulduğunu, araçta halen arızaların olduğunu ve şu anda aracın EGR değişimine bağlı olarak EGR bağlantı noktalarından duman çıkması nedeniyle 22 gündür serviste olduğunu, davalıların üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediklerini ve müvekkilini mağdur ettiklerini ileri sürerek, öncelikle ayıplı aracın ayıpsız olan ve aynı özelliklerdeki sıfır km bir araç ile değiştirilmesie karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ...A.Ş.vekili; müvekkilinin dava konusu aracın ihtalatçısı veya satıcısı olmadığından şirkete açılan davanın pasif husumet yokluğu yönünden reddi gerektiğini, aracın müvekkili şirket tarafından üretilmediğini, ithal edilmediğini ve müvekkili tarafından satılmadığını, 30 günlük ayıp ihbar yükümlülüğüne uyulmadığını, dava konusu araçta gizli ayıbın olmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususun kullanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, aracın ücretsiz olarak onarıldığını ve teslim edildiğini, araca ilişkin bedelin iadesi talebinin hakkaniyete uygun olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı .... vekili; davacının ayıpsız misli ile değişim talebini sadece üretici ve ithalatçı firmaya karşı kullanabileceğini, bu nedenle husumet iddiasında bulunduklarını, dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacının aracı satın aldıktan sonra sorunsuz bir şekilde kullandığını, davacının yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uymadığını, davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarları nedeniyle meydana gelen değer kayıplarının da iade etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; satış belgelerinde satışa konu aracın ...A.Ş. tarafından ithal edildiği, Garanti Belgesinin ithalatçı firma tarafından verildiği, istinaf kararı sonrası davalı ...A.Ş tarafından verilen cevabi yazıyla da; ithalatçı firmanın ...A.Ş olduğunun kesin olarak belirli olduğu, sadece cevap dilekçesinde maktu olarak husumet itirazının bulunduğu, davalı tarafın sunduğu satış faturası ve belgelerde de davalı firmanın ithalatçı firma olduğunun anlaşıldığı, istinaf kararı ile aracın ticari olup olmadığı yönünden gerekçe oluşturulmuş ise de Türkiye Noterler Birliğinden alınan cevabi yazı uyarınca aracın hususi kullanım amacına yönelik olduğu, keza davacının da tüketici sıfatına sahip olup aracın da ticari amaçla kullanıldığının kanıtlanamaması nedeniyle mahkemenin uyuşmazlığa bakmakta görevli olduğu, dava konusu araçta 02.06.2016 - 03.12.2016 - 04.04.2017 - 05.05.2017 - 06.08.2017 - 07.09.2017 - 08.03.2018 - 10.06.2018 - 11.07.2018 - 12.08.2018 -13.09.2018 tarihlerinde EGR soğutucunun bağladığı bölümden aşırı duman çıkışının olduğu, her duman çıkışında servise götürüldüğü ve servisten geldikten sonra da duman çıkmasının devam ettiği, servis ekstralarında dosyadaki mevcut olanlarda ADBLUE ve EGR soğutucusunun ayrıca bütün filtrelerin değiştirildiği, aracın alındığı günden itibaren 5 sefer EGR ve DPF'nin değiştirildiği, 6 sefer ikaz lambasının yandığı, 3 sefer ADBLUE değiştirildiği ve bu sisteme bağlı NOX sensörlerinin de değiştirilmiş olduğu ve yine yapılan yol testlerinde muhtelif zamanlarda araçtan dumanların çıktığı, öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alının raporda da; aracın satış tarihi itibariyle ayıplı olduğunun belirlendiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarına göre aracın gizli ayıplı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacıya satışı yapılan aracın aynı özelliklere sahip ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ......, A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı veliki; araçta gizli ayıp olduğu kabul edilmemekle birlikte ayıp ihbarının yasal sürelerde yapılmadığını, araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, bilirkişi raporlarına itirazların değerlendirilmeden hükme esas alındığını, davacının araçtan yararlanmasını engelleyen veya güçleştiren bir kusur veya ayıbın bulunmadığını, dava konusu şikayetler basit onarımlarla giderilebilir olduğundan aracın misliye değişim yerine ücretsiz onarılmasına ya da bedel indirimine karar verilmesi gerektiğini, misliyle değişim kararının hakkaniyete aykırı olduğunu, aracın şikayetlerinin de ortadan kaldırılmış olduğunu, bilirkişi raporlarındaki araç mahrumiyet gün belirlemesi ile değer kaybına ilişkin hesaplamaların da hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına, toplanan delillere ve özellikle defalarca meydana gelen ve üretim hatasından kaynaklanan arıza nedeniyle aracın davacı için fayda sağlamayacak olmasına ve davaya konu aracın takyidatlardan ari olarak davalı tarafa teslim edileceğinin de tabi olmasına, mevcut delillerin takdirinin ve kararın dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... vekili ile Borusun A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Kosifler A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ......, A.Ş. vekili; yerel Mahkemenin gerekçeli kararının tebliğ edilmediğini, dosyada bozma ilamı öncesi ilk derece yargılaması sırasında yalnızca bir seferlik yetki belgesi ile duruşmaya katılım sağlayan ve davayı sürekli takip etmeyen Av. ...'ya gerekçeli kararın tebliğ edildiğini, tebligatın yapıldığı yetki belgesi ile dosyada duruşmaya katılım sağlayan avukatın yetki belgesinde 09.05.2018 tarihi belirtilmiş olup işbu dosyanın gerekçeli kararının tebliğ edildiği 17.01.2023 tarihinde yetki belgesinin geçersiz olduğunu, yetki belgesinin dayanağı olan müvekkil şirket vekaletinin süreli olduğunu, bu halde tebliğ yapılan avukatın yetki belgesinin dayanağı olan vekaletnamenin de süresinin sona erdiği dikkate alındığında yapılan tebligatın usulsüz olduğu kabul edilerek işbu istinaf ilamının usul ve yasaya aykırı olduğunu, araç üzerinde hiçbir teknik inceleme yapılmadan, sadece dışarıdan yapılan gözlem ve yorumlara ve varsayımlara dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, üretimden kaynaklı ayıplı bir aracın uzun süre sorunsuz kullanılmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, bilirkişilerin tespitlerinin aksine dava konusu araçta olduğu iddia edilen şikayetin kullanım hatasından kaynaklandığını, davacının seçimlik hakkını daha önce aracın onarılması yönünde kullandığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satın alınan aracın ayıplı olması nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Davalı ...A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; davalı vekili İlk Derece Mahkemesince verilen gerekçeli kararın usulüne uygun olarak kendilerine tebliğ edilmediğini belirterek temyiz itirazlarında bulunmuştur. Dosyasının incelenmesinde Avukat ... tarafından 09.05.2018 tarihinde Avukat ...'na "dosyada mübrez vekaletnamedeki tüm yetkiler" açıklaması ile yetki belgesi verildiği, yetki belgesinde süre yönünden herhangi bir kısıtlama yer almadığı, davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesi ekinde yer alan vekaletnamede süreli olduğuna ilişkin bir ibare yer almadığı görülmüştür.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 56 ncı maddesinindeki (Ek fıkra: 2/5/2001) "Avukatlar veya avukatlık ortaklığı başkasını tevkil etme yetkisini haiz oldukları bütün vekâletnamelerini kapsayacak şekilde bir başka avukata veya avukatlık ortaklığına vekâletname yerine geçen yetki belgesi verebilir. Bu yetki belgesi vekâletname hükmündedir." şeklinde düzenleme gereğince de davalı vekili olarak Avukat ... Tanrukulu'ya İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının tebliğ edildiği anlaşılmış olup bu durumda, karara karşı istinaf başvurusunda bulunmayan davalının temyiz hakkı bulunmadığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Davalı .... vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan yapılan incelemede; uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayıpların gizli olduğunun belirlendiği araçta 5 kez EGR ve DPF, 3 kez ND sensörünün değiştirildiği ve halen de arızaların devam ettiği ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.