MEMUR, TELEFONLA DİSİPLİN SORUŞTURMASINA ÇAĞRILABİLİR Mİ?

MEMUR, TELEFONLA DİSİPLİN SORUŞTURMASINA ÇAĞRILABİLİR Mİ?
Danıştay 8. Dairesi "İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından, davacının göreve gelmediğinin tespit edildiği aynı günde bu fiil sebebiyle ifadeye çağrılmasına rağmen gelmediği yönünde tutanak tutulmuş ise de; bahsi geçen telefonla çağrı ve tutanağın, disiplin soruşturması kapsamında savunma istemi olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır." gerekçesiyle verilen disiplin cezasını iptal etti.

Dava, geçici köy korucusu olan davacı tarafından, görevine son yerilmesine ilişkin Şırnak Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.

Yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde şu hususlara değinilmiştir: Birden fazla defa göreve çağrıldığı halde ve yapılan ikazlara rağmen göreve gelmediği, durumun düzenlenen birden fazla tutanakla tespit edildiği, bu itibarla; davacının göreve katılmama fiilinin sübuta erdiği, öte yandan; operasyona katılmaması nedeniyle ifadesi alınmak üzere komutanlığa çağırılmasına karşın iştirak etmediğinin anlaşıldığı; bu durumda; davacının, sübuta eren operasyona katılmama fiili nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Danıştay ise bu kararı USULDEN bozmuştur.

Davacının göreve gelmemesi nedeniyle disiplin hükümleri uygulanarak görevine son verildiği, ancak hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının nedeni ve uygulanması öngörülen idari yaptırım da belirtilerek davacının savunmasının alınmadığı anlaşılmakta olup; davacının işlemden önce Anayasa ile teminat altına alınan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından, davacının göreve gelmediğinin tespit edildiği aynı günde bu fiil sebebiyle ifadeye çağrılmasına rağmen gelmediği yönünde tutanak tutulmuş ise de; bahsi geçen telefonla çağrı ve tutanağın, disiplin soruşturması kapsamında savunma istemi olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

T.C.

DANIŞTAY

8. DAİRE

2019/5867 E.

2020/636 K.

10.02.2020 T.

Savunma hakkının kısıtlanması suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

Temyiz Eden (Davacı) :

Vekili : Av...

Karşı Taraf (Davalı) : Şırnak Valiliği

Vekili : Av. ...

İstemin Konusu:Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 26/03/2019 gün ve E:2018/1719, K:2019/620 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Yargılama Süreci : .

Daya Konusu İstem: 1 ''

Şırnak İli, İdil İlçesi ... Köyünde geçici köy korucusu olan davacı tarafından, görevine son yerilmesine ilişkin 03.06.2016 gün ve 43 sayılı Şırnak Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mardin 2. İdare Mahkemesince verilen 20/04/2018 tarih ve E-.2017/1182, K:2018/1344 sayılı kararda; Şırnak İl Merkezinde terör örgütü mensuplarının yakalanması, patlayıcılarla tuzaklanmış çukurların ve barikatların bertaraf edilmesi, halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması maksadıyla icra edilen operasyonlar çerçevesinde görevlendirilen davacının, birden fazla defa göreve çağrıldığı halde ve yapılan ikazlara rağmen göreve gelmediği, durumun düzenlenen birden fazla tutanakla tespit edildiği, bu itibarla; davacının göreve katılmama fiilinin sübuta erdiği, öte yandan; operasyona katılmaması nedeniyle ifadesi alınmak üzere komutanlığa çağırılmasına karşın iştirak etmediğinin anlaşıldığı; bu durumda; davacının, sübuta eren operasyona katılmama fiili nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Mahkemesi Kararının Özeti: Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince; Mardin 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 20/04/2018 tarih ve E:2017/1182, K:2018/1344 sayılı karar hukuka uygun bulunduğundan, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Temyiz Edenin İddiaları: Davacı tarafından, göreve gelmediğine ilişkin tutanakların doğruluğunun tartışmalı olduğu; savunmasının alındığı öne sürülmektedir.

Karşı Tarafın Savunması: Davalı idarece, savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Hilal Aktemur Dermancıoğlu'nun Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İnceleme ve Gerekçe:

Maddi Olay:

İlçe Jandarma Komutanlığınca tutulan 20.05.2016 günlü tutanağa göre; davacı korucunun, 20.05.2016 gününde jandarma tarafından ertesi gün yapılacak olan arama-tarama, barikat ve patlayıcı bertarafı konusunda görev yapmak üzere görevlendirildiği; bu görevlendirmenin davacıya muhtar ve korucubaşı aracılığı ile bildirildiği; 21.05.2016 günlü tutanağa göre ise; telefonla aranmasına rağmen gelmeyeceğini bildirdiği ve yine 21.05.2016 günü tutulan tutanağa göre de; davacının bu fiili sebebiyle ifadeye çağrılmasına karşın gelmeyeceğini belirttiği; bu tutanağın tanziminden 5 gün sonra da 26.05.2016 gününde davacının fiilinin Yönetmelik uyarınca, görevine son verilmesini gerektirdiği belirtilerek Valilik onayına sunulduğu; Valilikçe 03.06.2016 gününde "olur" verilerek görevine son verildiği anlaşılmaktadır.

İlgili Mevzuat:

Türlüye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usul ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine içişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 günlü Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin 9. alt bendinde; operasyonel faaliyetlerde görevli güvenlik güçlerinin bu yönetmelikte bulunan usul ve esaslar çerçevesinde çağrılmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek, görevden çıkarma nedenleri arasında düzenlenmiş olup; "Disiplin cezası vermeye yetkili amirler" başlıklı 18. maddesinde, savunma hakkı verilmeden disiplin cezası uygulanamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

Hukuki Değerlendirme:

Anılan mevzuat hükümlerinde, disiplin cezasına ilişkin usul ve esaslara yer verilmemesine karşın, disiplin cezası verilebilmesi için, disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılmasının zorunlu olduğu gibi soruşturma yapılmasının ve disiplin cezası verilmesinin belirli usuller çerçevesinde yapılması da zorunludur. İddia olunan fiillerle ilgili yetkili şahıslar tarafından bağımsız bir soruşturmacı atanması, soruşturma konularım içerir soruşturma emri verilmesi, olayla ilgili kişilerin ve olayın taraflarının ifadelerinin alınması, isnat olunan fiil ile ilgili olarak lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda elde edilen bilgi, belge, ifade vb. delillerin rapora bağlanarak teklif getirilmek suretiyle disiplin cezası vermeye yetkili amire veya kurula verilmesi gerektiği, ayrıca yasal süre içerisinde sanığın savunmasının alınmasının gerekli olduğu disiplin hukukunun temel ilkelerindendir.

Bu itibarla; davacının göreve gelmemesi nedeniyle disiplin hükümleri uygulanarak görevine son verildiği, ancak hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının nedeni ve uygulanması öngörülen idari yaptırım da belirtilerek davacının savunmasının alınmadığı anlaşılmakta olup; davacının işlemden önce Anayasa ile teminat altına alınan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık; esası incelenerek, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının istinaf isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan; İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından, davacının göreve gelmediğinin tespit edildiği aynı günde bu fiil sebebiyle ifadeye çağrılmasına rağmen gelmediği yönünde tutanak tutulmuş ise de; bahsi geçen telefonla çağrı ve tutanağın, disiplin soruşturması kapsamında savunma istemi olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Karar Sonucu:

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, temyize konu Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 26/03/2019 gün ve E:2018/1719, K:2019/620 sayılı kararının bozulmasına,

2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10.02.2020 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.