İŞTİRAK NAFAKASI, TEDBİR NAFAKASI, VELAYET

İŞTİRAK NAFAKASI, TEDBİR NAFAKASI, VELAYET

T.C.

YARGITAY

3. Hukuk Dairesi

2015/15462 E.

2016/417 K.

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tedbir nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; …2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2013/179 E. ve 2013/473 K.sayılı kararı ile davalı lehine 200 TL, müşterek çocuklar lehine 200’er TL olmak üzere toplam 600 TL tedbir nafakasına hükmedildiğini, müşterek çocukların son 1 yıldır dedeleri …’ın yanında kaldıklarını ve ihtiyaçlarının dedeleri tarafından karşılandığını, davalının ise kendi babasının evinde yaşadığını ve son 1 yıldır da çalıştığını, davacının (kocanın) yeterli geliri bulunmuyor olmasından mütevellit nafakaları düzenli ödeyemediğini iddia ederek, davalı (kadın) ve müşterek çocuklar lehine daha evvel hükmedilen tedbir nafakalarının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının .. isimli dul ve çocuklu başka bir kadınla karı-koca ilişkisi yaşadığını, zorunlu olmamasına rağmen çalışma gerekçesiyle müşterek konutu terk ederek, iline giden davacının 4 yıldan bu yana ailesi ile görüşmediğini, eşi olan davalının ve müşterek çocukların ihtiyaçlarını, nafaka ve iaşesini karşılamadığını, 2014 yılı yaz mevsiminde bir gün ’dan … ilçesindeki köyüne döndüğünü ve karı-koca ilişkisi yaşadığı… adlı kadınla nikahlı eşi olan davalıyı aynı evde yaşamaya zorladığını, davacının babasının da bu durumu onayladığını ve gelini davalıya kabul etmesi için baskı yaptığını, müvekkili davalının ise bu durumu kabul etmeyerek …ilçesindeki kardeşinin yanına sığındığını, baba evine sığınan davalının babasının da ekonomik durumu kötü olduğundan asgari ücret karşılığında çalışmaya başladığını ve hala fakir olup, tedbir nafakasına ihtiyacı olduğunu, müşterek çocuklar dedeleri (davacının babası) yanında kalıyor ise de, müvekkili davalının çocuklara maddi yardımda bulunduğunu, çocukların okul masraflarını karşılayıp cep harçlıklarını verdiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, …2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/179-473 sayılı dosyası ile, davalı ve müşterek çocuklar lehine takdir olunan aylık nafakanın davalı için 100TL’ye ve müşterek çocuklar için aylık ayrı ayrı 100TL’ye tenziline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
TMK’nun 197.maddesi gereği ayrı yaşamakta haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası talebinde bulunabilir.
Ayrıca, TMK’nun 327/1 maddesine göre, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından sağlanır.

Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder (TMK.md.328/1).
Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK.md.329/1).
Kural olarak; müşterek çocuk lehine hükmedilecek iştirak ve tedbir nafakası velayetin eylemli olarak kullanılmasına bağlı bir alacak olup, velayet hakkını eylemli olarak kullanmayan ana veya baba diğerinden hükmedilen iştirak veya tedbir nafakasını isteyemez.

Somut olayda; daha evvel lehine tedbir nafakasına hükmedilen müşterek çocukların dava tarihinde dedelerinin (davacı babalarının babası olan) yanında yaşadıkları, fiilen annelerinin yanında kalmadıkları davacı ve davalının kabulündedir.

O halde mahkemece; fiilen anne yanında kalmayan çocuklar için davacı babanın, çocuklar lehine, davalı anneye nafaka ödemeye devam etmesinin doğru olmadığı gözetilerek, çocuklar yönünden nafakanın kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu yönden kısmen kabule karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bunun yanında; nafakaların hangi tarihten itibaren indirimine karar verildiğine ilişkin bir açıklama getirilmeden infazda şüphe ve tereddüt içerecek şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.