İŞÇİLİK ALACAKLARININ TAHSİLİ İÇİN KESİNLEŞMESİ ZORUNLULUĞU OLMADIĞI - İŞVERENİN İCRA TAKİBİ TEHDİDİ ALTINDA ÖDEMEDE BULUNMASI

İŞÇİLİK ALACAKLARININ TAHSİLİ İÇİN KESİNLEŞMESİ ZORUNLULUĞU OLMADIĞI - İŞVERENİN İCRA TAKİBİ TEHDİDİ ALTINDA ÖDEMEDE BULUNMASI

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
2021/8343 E.
2021/15268 K.
2.11.2021 T.

İŞÇİLİK ALACAKLARI ( Alacağın İcra Takibi Yolu İle Tahsil Edildiği Anlaşılmış Olup İşverenin İcra Takibi Tehdidi Altında Ödemede Bulunduğu/Söz Konusu Ödemenin Uyuşmazlığı Sona Erdireceğine Dair Taraflarca Yapılan Bir Anlaşma da Bulunmadığından İleri Sürülen Ödemenin Varlığı Uyuşmazlığı Sona Erdirmemekte Olup Mahkemece Uyulmasına Karar Verilen Bozma İlamı Gereklerinin Yerine Getirilerek Yargılamaya Devam Edilmesi Gerekirken Karar Verilmesine Yer Olmadığına Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu )

İŞÇİLİK ALACAKLARININ TAHSİLİ İÇİN KESİNLEŞMESİ ZORUNLULUĞU OLMADIĞI ( Hükmün Kesinleşmesi Beklenilmeden İcra Takibi Yapılması Mümkün Olup İcra Takibi Tehdidi Altında Kalan Yükümlünün Hükmün Kesinleşmesinden Önce Mahkemece Hükmedilen Miktarı Ödemiş Olmasının Aksi Taraflarca Açıkça Kararlaştırılmadığı Sürece Dava Konusu Uyuşmazlığı Sona Erdirmeyeceği )

İŞVERENİN İCRA TAKİBİ TEHDİDİ ALTINDA ÖDEMEDE BULUNMASI ( İşçilik Alacakları - Söz Konusu Ödemenin Uyuşmazlığı Sona Erdireceğine Dair Taraflarca Yapılan Bir Anlaşma da Bulunmadığından İleri Sürülen Ödemenin Varlığı Uyuşmazlığı Sona Erdirmemekte Olup Mahkemece Uyulmasına Karar Verilen Bozma İlamı Gereklerinin Yerine Getirilerek Yargılamaya Devam Edilmesi Gerektiği )

1475/m.14

ÖZET : Dava konusu işçilik alacaklarının karşı taraftan tahsil edilebilmesi için kesinleşmesi zorunluluğu yoktur. Bu halde, hükmün kesinleşmesi beklenilmeden icra takibi yapılması mümkündür. İcra takibi tehdidi altında kalan yükümlünün, hükmün kesinleşmesinden önce, Mahkemece hükmedilen miktarı ödemiş olması, aksi taraflarca açıkça kararlaştırılmadığı sürece, dava konusu uyuşmazlığı sona erdirmez. Eldeki dava konusu alacakla ilgili yapılan icra takip dosyası incelendiğinde, alacağın icra takibi yolu ile tahsil edildiği anlaşılmış olup, işverenin icra takibi tehdidi altında ödemede bulunduğu sabittir. Söz konusu ödemenin, uyuşmazlığı sona erdireceğine dair taraflarca yapılan bir anlaşma da yoktur. Açıklanan sebeplerle, ileri sürülen ödemenin varlığı, uyuşmazlığı sona erdirmemekte olup, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereklerinin yerine getirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekili tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02/11/2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının 01.10.1991 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesine 28.01.2014 tarihli yazı ile 31.03.2014 tarihinde son verileceğinin bildirildiğini, kıdem tazminatının ödenmediğini, yapmış olduğu fazla mesailere karşılık ücretlerin ödenmediğini, dini bayramlar ile 2013 yılının ulusal bayram genel tatil günleri haricinde resmi tatillerde de çalışmasına aralıksız devam ettiğini ancak bu çalışmalarına karşılık ücretlerin ödenmediğini, yıllık izinlerinin yasanın öngördüğü şekilde kullandırılmadığını, kullandırılmayan izinlerin karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram - genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davalı şirkette 08.08.2000-31.03.2014 tarihleri arasında çalıştığını, davalı şirketin 2000 yılında kurulduğunu, bu nedenle davacının 1991 yılından beri çalışmasının mümkün olmadığını, davacının davalı şirketten herhangi bir hak veya alacağının bulunmadığını, izin ücreti ile ulusal bayram genel tatil günü çalışmalarına karşılık ücretlerin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Bozmaya uyan Mahkemece, bilirkişiden ek rapor aldırılmakla birlikte, davacının işbu alacaklar için başlattığı ... 14.İcra Dairesi'nin 2014/2249 esas sayılı dosyasında, 19.07.2017 tarihinde verdiği beyanla alacaklarının ödendiğinden bahisle talebinden feragat edildiği bildirildiği, bu durumda davacının alacakları ödendiğinden ve talepler konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Temyiz:

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

Somut olayda, Mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine bozmaya uyulmasına karar verilmiş, ancak davacı tarafça alacakların icra kanalı ile tahsil edildiği ve davanın konusuz kaldığı beyan edilmiştir. Mahkemece, dava konusu alacağın ödenmesiyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Dava konusu işçilik alacaklarının karşı taraftan tahsil edilebilmesi için kesinleşmesi zorunluluğu yoktur. Bu halde, hükmün kesinleşmesi beklenilmeden icra takibi yapılması mümkündür. İcra takibi tehdidi altında kalan yükümlünün, hükmün kesinleşmesinden önce, Mahkemece hükmedilen miktarı ödemiş olması, aksi taraflarca açıkça kararlaştırılmadığı sürece, dava konusu uyuşmazlığı sona erdirmez. Eldeki dava konusu alacakla ilgili yapılan icra takip dosyası incelendiğinde, alacağın icra takibi yolu ile tahsil edildiği anlaşılmış olup, işverenin icra takibi tehdidi altında ödemede bulunduğu sabittir. Söz konusu ödemenin, uyuşmazlığı sona erdireceğine dair taraflarca yapılan bir anlaşma da yoktur. Açıklanan sebeplerle, ileri sürülen ödemenin varlığı, uyuşmazlığı sona erdirmemekte olup, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereklerinin yerine getirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıya, davacı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.