İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEN TARAFIN HAKLI BİR NEDENE DAYANSA DAHİ İHBAR TAZMİNATI TALEP EDEMEMESİ

İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEN TARAFIN HAKLI BİR NEDENE DAYANSA DAHİ İHBAR TAZMİNATI TALEP EDEMEMESİ

T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

2023/576 E. 

2023/1265 K.

24.01.2023 T.

İŞ SÖZLEŞMESİNİ HAKLI NEDENLE FESHEDEN TARAFIN İHBAR TAZMİNATI İSTEMİ

İHBAR TAZMİNATININ BELİRSİZ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMELERİNDE İŞ SÖZLEŞMESİNİ HAKLI BİR NEDEN OLMAKSIZIN VE USULÜNE UYGUN BİLDİRİM ÖNELİ TANIMADAN FESHEDEN TARAFIN KARŞI TARAFA ÖDEMESİ GEREKEN BİR TAZMİNAT OLMASI

HAKLI FESİH NEDENİNE RAĞMEN İŞÇİ YA DA İŞVERENİN HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE İÇİNDE FESİH YOLUNA GİTMEMELERİ HALİNDE SONRAKİ FESİHLERDE KARŞI TARAFA İHBAR TAZMİNATI ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ DOĞMASI

İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEN TARAFIN HAKLI BİR NEDENE DAYANSA DAHİ İHBAR TAZMİNATI TALEP EDEMEMESİ

İŞÇİNİN EMEKLİLİK, MUVAZZAF ASKERLİK, EVLİLİK GİBİ NEDENLERLE İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHETMESİ DURUMUNDA İHBAR TAZMİNATI TALEP HAKKI BULUNMAMASI VE SAYILAN FESİHLERDE İŞVERENİN DE İHBAR TAZMİNATI TALEP EDEMEMESİ

Özeti: Uyuşmazlık, iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden tarafın ihbar tazminatı isteminin kabulüne ilişkindir. Haklı fesih nedenine rağmen işçi ya da işverenin Kanunun ilgili maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri halinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.

Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde müşteri temsilcisi olarak 04.06.2018-09.07.2019 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını, işverenin işlerinin kötüye gittiğini, bu sebeple çalışan işçi sayısının azaltılması ve işçilerin tazminatsız olarak işten çıkışlarının sağlanması amacıyla işyerinde psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını, müvekkiline istifa dilekçesi imzalatılmak istendiğini, istifa dilekçesini imzalamaması üzerine iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek dava konusu kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dışı şirkette iş bulması üzerine müvekkili Şirketle olan iş sözleşmesini eylemli şekilde feshettiğini, davacı işçinin ihbar öneli vermeksizin iş sözleşmesini haksız olarak feshi nedeniyle müvekkili işverene ihbar tazminatı ödemesi gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilse dahi ihbar tazminatına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının 04.06.2018-09.07.2019 tarihleri arasında davalı işveren yanında kesintisiz çalıştığı hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, davacı vekili tarafından müvekkili işçiye zorla istifa dilekçesi imzalatıldığının ve iş sözleşmesinin işverence tek taraflı feshedildiğinin iddia edildiği, davalı vekilince ise davacının farklı bir işyerinde çalışmak için istifa ettiği hususunun savunulduğu, taraflar arasında feshin hangi tarafça gerçekleştirildiği ve haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunduğu, davacı tanıklarının beyanlarına itibarla iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği belirtilerek dava konusu kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma alacaklarının kabulüne, asgari geçim indirimi alacağının reddine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesi kararı kesin olarak verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ

A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı taralından istenilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince, iş sözleşmesinin davacı yanca haklı nedenle feshedildiğine kanaat edilmesine rağmen sözleşmeyi fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceği gözetilmeksizin davacı lehine ihbar tazminatına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kanun yararına temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden tarafın ihbar tazminatı isteminin kabulüne ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur,

2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde. 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.

3. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 17 nci maddesi,

3. Değerlendirme

1. İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 24 ve 25 inci maddesinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve Kanun'un 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedenine rağmen işçi ya da işverenin Kanun un 26 ncı maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri halinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.

2. İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. Yine işçinin mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.

3. Dosya İçeriğine göre İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edildiği halde, ihbar Tazminatının iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu gözetilmeksizin davacı işçi lehine ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuştur.

4. Kanun yararına temyiz isteminin yukarıda açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kanun yararına bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

V.KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.