İİK’NIN 67. MADDESİNDE DÜZENLENMİŞ OLAN HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE YALNIZCA İTİRAZIN İPTALİ DAVALARI İÇİN ÖNGÖRÜLMÜŞTÜR

İİK’NIN 67. MADDESİNDE DÜZENLENMİŞ OLAN HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE YALNIZCA İTİRAZIN İPTALİ DAVALARI İÇİN ÖNGÖRÜLMÜŞTÜR

T.C.

Yargıtay

3. Hukuk Dairesi         

2014/10622 E. 

2015/3571 K.

  • İTİRAZIN KALDIRILMASI
  • İLAMSIZ TAKİBE İTİRAZ SONUCU ALACAK DAVASI AÇILMASI
  • DİŞ TEDAVİSİNDEN KAYNAKLANAN ALACAK DAVASI
  • İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 67

Taraflar arasındaki tespit-alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; diş tedavi ücretinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının itirazıyla takibin durduğunu belirterek; müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun tespiti ile 3.840,00 TL’nin 19.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamış, cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece; davanın İİK’nın 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, diş tedavisinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; İİK’nın 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin eldeki davada uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını ve takibin davalının itirazıyla durduğunu beyan etmiş ise de dava dilekçesinin istem ve sonuç kısmında; “…müvekkilin alacaklı olduğunun tespiti ile 3.840,00 TL’nin 19.12.2008 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkilime verilmesine…” demek suretiyle iş bu davanın alacak davası olduğunu açıkça ifade etmiştir. Diğer taraftan dava dilekçesinin başlık kısmında dava; tespit ve alacak olarak tanımlanmıştır.
Bu bağlamda eldeki dava, alacak davasıdır. Alacak davasının açılması için yasa koyucu hak düşürücü süre belirlememiştir. İİK’nın 67. maddesinde düzenlenmiş olan hak düşürücü süre yalnızca itirazın iptali davaları için öngörülmüştür.
Hal böyle olunca mahkemece, davanın alacak davası olduğu nazara alınarak, yapılacak yargılama ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.