DAVACI AVUKATIN TALEP ETTİĞİ VEKALET ÜCRETİNİN YARGILAMA SAFAHATİNDE BELİRLENECEK NİTELİKTE OLMASI NEDENİYLE SÖZ KONUSU DAVA KISMİ OLARAK AÇILABİLİR

DAVACI AVUKATIN TALEP ETTİĞİ VEKALET ÜCRETİNİN YARGILAMA SAFAHATİNDE BELİRLENECEK NİTELİKTE OLMASI NEDENİYLE SÖZ KONUSU DAVA KISMİ OLARAK AÇILABİLİR

T.C.

Yargıtay

13. Hukuk Dairesi         

2014/821 E.

2014/8848 K.

    MAHKEMESİ : Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 03/09/2013
    NUMARASI : 2013/20-2013/360

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR

    Davacı, avukat olduğunu, davalıların çocuklarının geçirdiği trafik kazası nedeniyle açılacak tazminat davaları için davalılardan vekaletname alarak davalar açtığını, ceza dosyasında davaya katıldığını, aralarında ücret sözleşmesi düzenlendiklerini ve tazminat davaları ön inceleme aşamasında iken sebep gösterilmeden haksız olarak azledildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000.00 TL’sının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, avukatlık ücret alacağı tam ve kesin olarak tespit edilebilir olduğundan davacının tespit, belirsiz alacak davası ve kısmi dava açma şartlarının bulunmadığı ve kısmi dava açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, trafik kazası sonucu açılan davalara ilişkin avukatlık ücretinin tahsili istemine yöneliktir. Davacı, dava dilekçesinde şimdilik 10.000.00.TL talep ettiğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu ve hak ettiği vekalet ücretinin belirlenmesini istediğini beyan etmiştir. Mahkemece, avukatlık ücret alacağı tam ve kesin olarak tespit edilebilir olduğundan, davacının tespit, belirsiz alacak davası ve kısmi dava açma şartlarının bulunmadığı ve kısmi dava açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. HMK’nın 107/1.maddesinde “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı yada değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir” düzenlemesi ve HMK’nın 109/2.maddesinde “Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz” hükmü mevcuttur. Ayrıca taraflar arasında yazılı avukatlık ücret sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmede ücret olarak “mahkeme vekalet ücreti, icra vekalet ücreti ve müvekkile sağlanan menfaatin (anapara artı faizin) %20’si (yüzde yirmi) avukata avukatlık ücreti olarak ödenecektir” maddesi mevcuttur. Bu yasal düzenlemeler ve sözleşmenin ücret maddesi ışığında somut olaya bakıldığında; Avukatlık ücret sözleşmesine göre davacının alacağının miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığı gibi talep edilecek miktar taraflarca tartışmasız ve açıkça belirlenmemiştir. Dava konusu vekalet ücretinin tespiti bu haliyle mümkün olmayıp yargılamayı gerektirmektedir. Bu alacak için davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının mevcut olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece, davacının talep ettiği vekalet ücretinin yargılama safahatinde belirlenecek nitelikte olması nedeniyle söz konusu dava açmakta hukuki yararının olduğu kabul edilerek işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeyle davanın reddi yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.