YÜKLENİCİNİN İŞE BAŞLAMAMIŞ OLMASI DURUMUNDA SÖZLEŞMENİN İPTALİNE DEĞİL FESHİNE KARAR VERİLMELİDİR

YÜKLENİCİNİN İŞE BAŞLAMAMIŞ OLMASI DURUMUNDA SÖZLEŞMENİN İPTALİNE DEĞİL FESHİNE KARAR VERİLMELİDİR

TC

YARGITAY

23. HUKUK DAİRESİ

2016/3256 E.

2019/1060 K.

    "İçtihat Metni"

    .........

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilince duruşmalı asıl davada davalı karşı davada davacı vekilince duruşmasız temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı karşı davalı ... ile vekili Avukat ... gelmiş, tebligata rağmen diğer taraftan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asıl davada davacı ... ve avukatının sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - KARAR -
    Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... arasında 19.09.2012 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin inşaat için gerekli belgeleri hazırladığını ve ruhsat için gerekli başvuruları yaptığını fakat müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerden ötürü ruhsat alınamadığını, inşaata başlanamadığını, müvekkilinin imarın açılması ile ilgili tekrar girişimlere başladığını ancak 30.10.2013 tarihli fesih ihtarı ile hiçbir hukuki gerekçeye dayanmaksızın davalı ... tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, ardından da sözleşme konusu taşınmazın 18.11.2013 tarihinde diğer davalı ...'e muvazaalı olarak satıldığını, davalılar arasında akrabalık bağının bulunduğunu, satış bedelinin düşük gösterilmesinin muvazaanın varlığına karine teşkil ettiğini, davalı ...'ün iyi niyetli olmadığını ileri sürerek davalı ... uhdesindeki tapunun iptali ile diğer davalı ... adına tekrar tescili ile sözleşmenin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... vekili, yüklenici davacının sözleşme konusu taşınmaz üzerinde bulunan davalı ...'na ait binanın yıkımını gerçekleştirdiğini ve başka bir konuta taşınan davalı ...'nun aylık kira bedelini ödemeye başladığını, 2013 yılı sonuna kadar davacı tarafından sözleşme gereği işlemlerin başlatılmadığını, sözleşmenin tapuya tescil edilmediğini, müvekkilinin taşınmazı davalı ...'ndan fesih iradesini ve noter bildirimi gördükten sonra bedel karşılığı tapu kaydına güvenerek satın aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Davalı ... vekili, bedeli mukabilinde satışın gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında ise davalının imarın kapanmasına karar geçen sürede ruhsat alımı için yeterli çabayı göstermediğini, kendi kusuru ile inşaatın gecikmesine sebebiyet verdiğini, imzalanan sözleşmede "yönetmelik izin verirse sığınak ve otopark" konacak ifadesinin bulunduğunu ancak yönetmelik izin verdiği halde davalının projeye otopark koymadığını, sözleşmenin yerine getirileceği inancını yitiren müvekkilinin keşide ettiği ihtarname ile sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve karşı dava etmiştir.
    Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; keşif sonrası dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapının bulunmadığının tespit edildiği, taşınmazın 2012 yılı Aralık ayı gibi yükleniciye teslim edilerek yıkım işinin gerçekleştirildiği, projenin çizildiği, imar yönünden bir kısıtlama olmadığı halde yüklenicinin yapı ruhsatını almayarak sözleşmeyi ifadan kaçındığı, buna göre sözleşme edimlerini yerine getirmediği, sözleşmenin devamı açısından fiilen inşaata hiç başlamadığı, yükleniciye makul bir süre tanınarak sonucuna göre hareket etmesinin arsa sahibinden beklenemeyeceği, sözleşmenin feshi koşullarının olayda gerçekleştiği gerekçesiyle, asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararı, asıl davada davacı-karşı davalı vekili ile asıl davada davalı ... vekili temyiz etmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı-karşı davada davalı ... vekilinin 2 nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2-Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş (arsa) sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. (TBK 473/1 madde) Sözleşmeden dönülebilmesi için geçerli bir sözleşmenin mevcudiyeti şarttır. Somut olayda da, yüklenicinin henüz yapı ruhsatı almadığı, inşaat faaliyetlerine başlamamak suretiyle sözleşmeyi ifadan kaçındığı, bu itibarla sözleşme edimlerini yerine getirmeyerek kusurlu davrandığı anlaşıldığından, sözleşmenin geriye etkili olarak feshi koşullarının olayda gerçekleştiği halde; mahkemece, karşı davada sözleşmenin feshi yerine iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır.
    3-Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece, asıl davada tapu iptali tescil talebi reddedilmesine rağmen, davalı arsa sahibi yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı-karşı davada davalı ... vekilinin 2 nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karşı davada davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün karşı davada davalı ... yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün asıl davada davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl davada davacı-karşı davalı yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak, asıl davada davacı-karşı davalıya verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan asıl davada davalı ... Nalbatoğlu yararına vekalet ücreti takdirine ye olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.