'GELECEKTE DOĞUP DOĞMAYACAĞI BİLİNMEYEN', 'ÜMİT VE İHTİMALE DAYALI HAK VE ALACAKLAR ÜZERİNE' HACİZ TATBİKİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI GEREKÇESİYLE HACİZ BİLDİRİSİNE İTİRAZ

'GELECEKTE DOĞUP DOĞMAYACAĞI BİLİNMEYEN', 'ÜMİT VE İHTİMALE DAYALI HAK VE ALACAKLAR ÜZERİNE' HACİZ TATBİKİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI GEREKÇESİYLE HACİZ  BİLDİRİSİNE İTİRAZ

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

2014/259 E.

2014/4867 K.

10.2.2014 T.

DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi (E.B.) tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR: Alacaklı (A.T.) tarafından borçlu (M.A.) aleyhinde yapılan takip sırasında, icra müdürlüğünce yazılan 25.6.2013 tarihli haciz müzekkeresiyle, adı geçen borçlunun üçüncü kişi (...) Bankası (Ş.) Şubesi nezdindeki her türlü hak ve alacaklarının borca yeter miktarının haczi ve bloke edilmesi talep olunmuştur.

Üçüncü kişi tarafından 26.6.2013 tarihinde haciz müzekkeresine verilen cevapta, haciz müzekkeresinin 25.6.2013 tarihinde tebliğ alındığı, borçlunun şubeleri nezdinde bulunan 35648370-5001 numaralı hesabında 8,14 TL, 35648370-5004 numaralı hesabında da 0,14 TL para bulunduğu, belirtilen bu hesaplar ve para miktarları dışında başkaca hak ve alacak kaydına rastlanılmadığı bildirilerek borçlunun üçüncü kişi nezdindeki mevcut ve bilinen alacakları üzerine haciz uygulanabileceği, “gelecekte doğup doğmayacağı bilinmeyen”, “ümit ve ihtimale dayalı hak ve alacaklar üzerine” haciz tatbikinin mümkün olmadığı gerekçesiyle haciz bildirisine itiraz edildiği belirtilmiştir.

İİK`nun 88/1. maddesi uyarınca; "Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil senetler ile altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder. "Anılan madde hükmüne göre, kıymetli evrakın el konulmak suretiyle haczolunup, muhafaza altına alınması zorunludur. İİK`nun 89/1. maddesine göre ise; hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senede müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü kişi elindeki taşınır bir malı haczedilebilir.

Somut olayda alacaklı borçlunun üçüncü kişi nezdinde bulunan alacağının hacizi için haciz müzekkeresi gönderilmesini istemiştir. Haciz müzekkeresinin üçüncü kişiye ulaştığı tarih olan 25.6.2013 tarihi itibariyle borçlunun hesaplarında bulunan ve üzerine haciz kaydı işlenen paranın icra dosyasına gönderilmesi istenebilir.

Haciz müzekkeresinin ulaştığı tarihten sonra, bloke konulan hesaplara yatırılan paranın borçluya ödenmesinden dolayı üçüncü kişinin sorumlu olup olmayacağı ancak genel hükümler çerçevesinde yapılacak bir yargılama ile belirlenebilir, Haciz müzekkeresi ile borçlunun üçüncü kişi nezdinde doğması muhtemel hak ve alacaklarının haczi mümkün ise de, icra dairesince, haciz tarihinden sonra, üzerine bloke konulan hesaba yatırılan ve borçluya ödenen paranın üçüncü kişi bankadan tahsili yoluna gitmesini gerektirir bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.

O halde mahkemece alacaklının haciz konulan hesaba sonradan yatırılan paranın borçluya ödenmesi sebebiyle ödenen paranın bankadan tahsili talebi ile ilgili şikâyetinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK 366 ve HUMK`nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.2.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.