BOŞANMADA EŞİT KUSURLU EŞ YARARINA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA KARAR VERİLEMEZ

BOŞANMADA EŞİT KUSURLU EŞ YARARINA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA KARAR VERİLEMEZ

Yargıtay

Karar İçeriği

2. Hukuk Dairesi

2019/6769 E.

2020/3929 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadının kabul edilen boşanma davası, reddedilen tazminat talepleri ve hüküm altına alınan nafakalar ile tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 21.09.2020 günü temyiz eden davacı-davalı ... geldi. Karşı taraf davalı-davacı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Taraflarca açılan Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davalarının, ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, davacı-davalı erkeğin üzerine düşen görevlerini yerine getirmediği, evine bakmadığı, evinin ihtiyaçlarını karşılamadığı, eşine fiziksel şiddet uyguladığı, davalı-davacı kadının ise üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, evinin işlerini yapmadığı, çocuklarla ilgilenmediği, sık sık evini terk ettiği, güven sarsıcı davranışlarının bulunduğu, davacı-davalı erkeğin daha fazla kusurlu olduğu kabul edilerek, boşanma davalarının kabulüne tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına, tarafların ortak çocuklarının velayetinin babaya verilmesine, davalı-davacı kadın yararına aylık 250 TL tedbir, 250 TL yoksulluk nafakasına, kadın lehine 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminata ve davacı-davalı erkeğin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadının kabul edilen boşanma davası, reddedilen tazminat talepleri ve aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden istinaf edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince davalı-davacı kadını güven sarsıcı davranışlarının ispatlanamadığı, ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda; birlik görevlerini yerine getirmeyen, eşine "Mal, cahil, kadın mısın" diye hakaret eden, sık sık evden kovan ve şiddet uygulayan davacı-davalı erkeğin ağır, çalışmadığı halde ev dışında çokça vakit geçirerek birlik görevlerini yerine getirmeyen, evi, eşi ve çocuklarıyla yeterince ilgilenmeyen davalı-davacı kadının ise az kusurlu olduğu gerekçesi ile davacı-davalı erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Hüküm davacı davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir.

İlk derece mahkemesince davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenilen üzerine düşen görevleri yerine getirmeme, evinin işlerini yapmama, çocuklarla ilgilenmeme, sık sık evini terk etme ve güven sarsıcı davranışlarda bulunma vakıaları istinaf kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştiği gibi, istinaf kanun yoluna başvuruda bulunan erkek aleyhine ilk derece mahkemesince kusur olarak yüklenilmeyen hakaret etme ve eşini evden kovma vakıalarının da kusur olarak yüklenilmesi mümkün değildir. O halde, ilk derece mahkemesince davacı-davalı kadına yüklenen ve istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşen kusurlu davranışlara karşı davalı-davacı erkeğin üzerine düşen görevlerini yerine getirmeme, evine bakmama, evinin ihtiyaçlarını karşılamama ve eşine fiziksel şiddet uygulama şeklinde gerçekleşen kusurları nazara alındığında, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nu 174/1-2. madde koşulları oluşmamıştır. O halde, davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.21.09.2020 (Pzt.)